Home » , , , , , , , » Sinema Tarihinin En İyi Korku-Gerilim Filmleri

Sinema Tarihinin En İyi Korku-Gerilim Filmleri



1-The Shining (1980)

Stephen King'in eseri olarak Stanley Kubrick tarafından sinemaya aktarılan bu film ,bana göre sinema tarihinin en iyi korku filmidir.Her ne kadar Stephen King filmi korkutmadığı gerekçesiyle beğenmemiş ve yeniden çevrilmesini istemişse de yeniden çevrim 3.sınıf film olmaktan kurtulamamıştır.Jack Nicholson oynadığı ''jack Torrence'' karakteri sinema tarihinin en unutulmaz karakterlerinden biridir.
Konusu; Overlock otelinin tekinsiz atmosferinde jack yavaş yavaş kafayı yer ve hayaletler ruhunu esir almaya başlar.Bunun sonucunda eşi ve çocuğuna unutamayacakları bir ders vermeye karar verir

“Sana bir şey yapmayacağım tatlım, sadece beynini dağıtacağım.” (Jack Torrance)
Niçin İzlemeliyim; Jack Nicholson performansı ve Stanley Kubrick'in yer kamerası ve uzun planlarıyla yönetmenlik dersi..




2- Se7en (1995)

Imdb tarafından da en tepelerde yer alan Se7en'ı, polisiye gerilim filmlerinin babası olarak lanse etsek yanlış söylemiş olmayız sanırım.David Fincher'ın bu kapkaranlık ve kasvetli filmi ,izleyiciyi son ana kadar belirli bir tansiyonda tutmayı başarmış ender filmlerdendir.Filmin başından sonuna kadar sürekli yağmur yağması,zamanın,yerin,yer adlarının bulunmaması filme ekstradan gizem katmış ve filmi daha çekici hale getirmiştir.Hala izlemeyen varsa, ki sanmıyorum mutlaka izlenmesi gereken filmlerdendir.
Konusu;Dünyadaki ilahi adaleti sağlamak için İncil’de bahsi geçen yedi ölümcül günahı işleyenleri “sanatsal” yöntemlerle öldüren bir seri katil şehre dehşet saçmaktadır. Onun peşine düşen iki cinayet masası dedektifi vardır. Biri Dedektif Somerset (Morgan Freeman). Emekliliğine yedi gün var. İşinden, yaşadığı şehirden bıkmış ve insanlara olan inancını yitirmiş. Diğeri ise göreve yeni başlamış genç Dedektif Mills (Brad Pitt ). Kendini kanıtlama isteğiyle dolu, enerjik, ukala ve öfkeli. İki dedektif yağmurun hiç durmadığı yedi günde, umutsuz bir şehirde çok zeki olan katilin peşindedirler ve hiçbir şey tahmin edildiği gibi değildir
Niçin İzlemeliyim;Polisiye-Gerilim nasıl olur ? sorusuna cevap bulmak ve reklam yönetmenliğinden sinemaya geçmiş olan David Fincher'ın müthiş kamera oyunlarına şahit olmak için


3-The Silence of the Lambs (1991)

Thomas Harris'in kitabından Jonathan Demme tarafından sinemaya aktırılmış,oskar almış ilk ve tek korku filmidir.Jodie Foster'ın canlandırdığı idealist FBI polisi Clarice Starling ve karşısında Anthony Hopkins'in canlandırdığı Dr. Hannibal Lecter karakterlerini kim unutabilir ki.
Konusu: FBI'daki eğitimi devam eden Clarice Starling (Jodie Foster) yüksek güvenlikli bir tımarhaneye girerek bir psikiyatristten yamyamlık yapan bir kitle katiline dönüşen Hannibal Lecter'dan (Anthony Hopkins) yardım ister.Starling,Lecter'ın hastalıklı zihninin derinliklerine inmeye çalışmaktadır. Starling'in bir seri katili yakalamak ipuçlarına ihtiyacı vardır. Ancak ne yazık ki, Lecter ile yaşadığı kötü ilişki sonunda onun kaçışına sebep oluyor ve artık iki ayrı seri katil karanlıklarda serbest dolaşmaya başlar.
Niçin İzlemeliyim; Anthony Hopkins'ın filmde sadece 16 dakika görünerek neredeyse filmin önüne geçen müthiş performasına şahit olmak için(16 dakika görünerek en iyi erkek oyuncu oscarını almıştır.Bu oscar tarihinde bir oyuncunun bir filmde gözüktüğü en kısa süredir.)



4- The Others (2001)

Daha önce Abre los ojos (Aç Gözünü) gibi iyi bir film çıkarmış olan yönetmen Alejandro Amenabar'ın Hollywood'a transfer olduğu filmdir.Nicole Kidman hastalıklı ve muhafazakar anne karakteriyle (Grace Stewart)filmi sürüklemiş,film,yer yer gotik atmosferi,sislerin içinde neredeyse kaybolmuş şatodan kırma evi ve tekinsiz hizmetkarlarıyla akıllarımıza kazınmıştır.Özellikle süpriz finaliyle sinema tarihinin en iyi korku filmleri arasındadır.
Konusu;ikinci dünya savaşı sonrası new jersey... kocasını savaşta kaybetmiş olan grace, güneş ışığına hassasiyeti olan iki çocuğuyla birlikte, büyük bir konakta yaşamaktadır. perdelerin hep sımsıkı kapalı tutulduğu eve, üç kişi uğrar: ihtiyar bir kadın ve adam, bir de dilsiz genç kız. evi çekip çevirecek yardımcılar aramakta olan grace, bu kişilere iş verir; onları çocuklarının sağlık durumu konusunda uyarır. öte yandan, grace'in kızı anne, victor adlı bir çocuğun kendileriyle birlikte evde yaşadığına inanmaktadır. evin çevresini kaplayan yoğun sis yüzünden kasabayla irtibatları kesildiği sırada, grace, kızının anlattığı hikayelerin doğru olabileceği yolunda kanıtlarla karşılaşır. işte bu noktada, eve yardımcı olarak aldığı insanlardan da şüphelenmeye başlar. gücünü büyük ölçüde finalindeki sürprizden alan, gerilim dolu bir yapım...
Niçin İzlemeliyim; Sinemanın tüm korku film klişelerini alt-üst ettiği için..



5- Halloween (1978)

Serisi artık kaç oldu bilmiyorum ama bu ilk film elbette serinin en iyi filmidir.Belki günümüzde bazı sahneler artık komik kaçsa da sinema da eli kanlı ve neredeyse ölümsüz katillerin babasıdır.Kadın oyuncu Jamie Lee Curtis filmde öylesine çığlıklar atar ki adı yıllarca ''çığlık kraliçesine çıkar''
Amerikalılara filmin çevirildiği yıllarda Halloween şenliklerinde ''Bakalım bu yıl Michael Myers ortaya çıkacak mı'' travmasını yaşatan filmdir.Yönetmen koltuğunda John Carpenter'ın oturduğunu ve tüm filmlerinde olduğu gibi bu filmde de filmin müziğini kendisinin yaptığını,yine bu müziklerin özellikle Kadir İnanır'ın bol mafya süslü filmlerinde yıllarca kullanıldığını belirtmeden geçmiyim
Konusu;Henüz 6 yaşındayken, bir Halloween (Cadılar Bayramı) gecesi ablasını öldürdüğü için akıl hastanesine kapatılan ve burada 15 yıl geçiren Michael Myers, 21 yaşına geldiğinde buradan kaçar ve Haddonfield’deki evine dönerek bu sefer küçük kız kardeşinin peşine düşer. 
Niçin İzlemeliyim;Seri katil filmlerinin atası olduğu için.Filmin harika müziklerini de es geçmemek lazım..



6-)The Sixth Sense (1999)

Filmlerinde süprizi seven M. Night Shyamalan'ın bana göre en iyi filmi. Bruce Willis'in canlandırdığı Dr. Malcolm Crowe'un sade ve duru karakteri ,yetenekli çocuk oyuncu Haley Joel Osment'ın canlandırdığı Cole Sear karakteri hafızalarımızda yer edindi.
Konusu;Cole Sear sürekli çevresinde hayaletler görür.Ancak onlarla bir türlü iletişime geçemez.Bir gün ansızın Dr. Malcolm Crowe ortaya çıkar.Cole onlarla nasıl iletişim kuracağını öğrenir.
Niçin izlemeliyim;Hiçbir şey için olmasa bile süpriz finali için.



7-)Identity (2003)

John Cusack ve Ray Liotta'lı bu psikolojik film listemizde yedinci sırda bulunuyor.Katil kim? sorusunu filmde sürekli sorduran ve cevaplarımızı sürekli değiştiren, finalinde de süprizler yapan bir film.
Konusu;Farklı kimliklerde bir grup insan yolların kapanmasıyla bir motelde kalmak zorunda kalırlar, bir gecelik zorunlu mola bir dizi cinayetle değişir.
Niçin izlemeliyim;Katil kim? filmlerine değişik bir bakış açısı getirdiği için.


8-)Saw (2004)

I wanna play a game ! bu repliği kim unutabilir ki.Filmin hemen başında Tobin Bell'in canlandırdığı Jigsaw Killer (Bulmaca Katili) karakteri fenomen haline gelmiştir.İnsanların yaşadıkları hayatın kıymetini bilmemelerini kendine dert eden karakterimiz bu insanlara türlü işkence metodlarıyla onları yola getirmeye kafasına koyar.Akla hayale gelmeyen tuzaklar kurar.Bu film ,işkence pornosu diye hitap edilen filmlerin önünü açan filmdir.
Konusu; Fotoğrafçı Adam Faulkner ağzına kadar su dolu bir küvette uyanır. İçinde olduğu oda kullanılmayan bir banyodur. Acımasızca düzenlenmiş bir oyun burada başlamaktadır. Diğer kurban ise Lawrence Gordon adında bir cerrahtır. Her ikisi de ayak bileklerinden boru tesisatına zincirlenmiş durumdadırlar. Yerde yatmakta olan bir ceset ise elinde mikrokaset kayıt cihazı ve bir Altıpatlar tabanca tutmaktadır. Ceset bu iki adamın arasında bulunmaktadır ve uzanamayacakları kadar uzaktadır. Lawrence ve Adam ceplerinde "Beni Oynat" yazan teypler bulur. Adam bu banyodan kaçması gerektiğini söylerken Lawrence ise Adam'ı saat 6'dan önce öldürmesi gerekmektedir yoksa Lawrence'ın karısı ve kızı öldürülecek ve kendisi de bulunduğu yerde ölüme terkedilecektir. İpuçlarını takip ederek iki tane demir testere bulurlar ancak testerelerin hiçbiri zincirleri kesecek kadar keskin değildir. Adam bu asabiyeti yüzünden testerini kırar ve atar. Lawrence'ye göreyse bu testereler zincirleri kesmek için değil kendi ayaklarını kesmek için gönderilmiştir.
Niçin İzlemeliyim; Zekice yazılmış senaryosu ve kurgusu için..



9-)El Orfanato (2007)

Eli yüzü düzgün,klasik korku film motifleriye süslenmiş bir film.Film çok korkutmasa da atmosferi bazıları için tedirgin edicidir.
Konusu;Laura çocukluğunu geçirdiği yetimhaneyi satın almıştır. Yetimhaneyi restore ederek yeniden faaliyete geçirmeyi planlamaktadır. Bu sırada oğlu Simon hayali bir arkadaş edinmiştir ve sonrasında kayıp olmuştur. Simon’un kaybolması Laura ve eşini derinden etkilemiştir. Bu arada Laura, Simon’u aramakta ve evin geçmişiyle yüzleşmektedir.
Niçin izlemeliyim;İspanyolların da bu alanda iyi film çekebildiklerine şahit olmak için



10-)The Ring (2002)

Hideo Nakata'nın 1998 yapımı ''Ringu'' filminin hollywood çevirimi olan The Ring ,ilk kez orjinalinden daha iyisini ortaya çıkarmıştır.Bu açıdan ele aldığımızda görevini fazlasınca yapmış ve yer yer korkutmayı başarabilmiştir.
Konusu;Bir kaseti izleyenlerin 7 gün içerisinde nedeni bilinmeyen bir şekilde öldüğü söylentileri kulaktan kulağa dolaşmaktadır.Rachel Keller adlı gazeteci 4 gencin ölmesi üstelik son olarak kuzeninin ölümü üzerine olayı araştırmaya karar verir ve kaseti bizzat izler. İçinde korkunç ama bir o kadar da gizemli görüntüler vardır.Bu deneyimin ardından kendisiyle birlikte oğlunun da hayatı tehlikeye girer.Rachel, arkadaşı Noah’ın yardımını ister. Rachel'a olayı çözmek için sadece 7 gün kalmıştır. Rachel bu gizemi çözecek midir? Yoksa o da kasetteki görüntülerden 7 gün sonra insanların ölmesine sebep olan kötücül ruh Samara'nın kurbanı mı olacaktır?
Niçin İzlemeliyim;Filmi izledim acaba 7 gün içinde bende ölecek miyim geyiğine katılmak için 



11-)The Exorcist-(1973)

Çevrildiği yıllarda insanları koltuklarına yapışmasına neden olan film ,bizde de çok geçmeden Metin Erksan tarafından Türk versiyonu yapılmış zaman zaman televizyonlarımızda da gösterilmiştir.Şuan için filmin efektleri korkutucu olmasada özellikle filmin açılış sekansı olan K.Irak'taki görüntüler ,güzel düşünülmüş ve yönetilmiştir.Filmin ezan sesiyle başladığını da belirteyim.Ayrıca filmle ilgili bazı talihsizliklerde mevcut.Filmin çekimleri sırasında iki kere set yanmış, ışıkçı ve görüntü asistanı ölmüş, üç tane figüran kalp krizi geçirmiş, başrol oyuncusu Regan'ı canlandıran Linda Blair yataktan düşerek kolunu kırmış ve kostümler çalınmıştır.
Konusu;Merrin, Irak'ta kazılar yapmakta olan bir rahiptir. Orada Şeytan Pazuzu ile ilgili bir şeyler bulur. Bir tarafta ABD'de ise ünlü bir sinema oyunucusun kızı Regen MacNeil psikolojik rahatsızlıklar gösteremeye başlamıştır. Peder Damian ise annesinin rahatsızlığı ile birlikte inancını sorgulamaktadır. MacNeil'in rahatsızlığı artarken doktorlar bunun tıptaki karşılığını bulamazlar ve bir efsane olan şeytan çıkarmayı anne Chris McNeill'e önerirler. Anne ise Peder Damian'dan yardım diler.
Niçin İzlemeliyim; Hristiyanların niçin bu kadar şeytan mevzusundan tırstıklarına kafa yormak için..



12-)The Omen (1976)

Bir şeytan temalı film daha.Gerçekçilik arayanlar için birebir olan Omen filmleri "Deccal" olgusuna olan ilginizi arttırıyor, siz fark etmeden "Yok canım!" dedirten bir yönü var filmin. Özellikle 2. filmdeki "Duvarda Şeytan'ın yüzünü görme" sahnesi oldukça etkileyicidir.Bu yüz öyle hayali olarak belirmez, duvara "Yigael" isimli biri tarafından resmedilmiştir. 
Konusu;Robert ve Katherine Thorn çifti, ailelerinin tamamlanacak olmasından çok memnun bir şekilde yaşamlarını sürdürmektedirler.Doğum zamanı geldiğinde Robert, acı gerçeği öğrenir.Doğacak çocuk ölmüştür.Doğumda orada bulanan Peder, ona başka bir çocuk evlat edinmesini ve Allah'ın bunu günah saymayacağını söyler.Robert çocuğu evlat edindiğinde bütün yaşantıları değişir..Çocuk yani Damien 5 yaşına geldiğinde, Robert evine ne tür bir şeytan aldığını anlayacaktır.
Niçin izlemeliyim;Şeytan filmlerinden hoşlanıyorsanız bana göre en iyilerinden biri olduğu için..



13-)A Nightmare on Elm Street(1984)

Aslında benim hiç hazetmediğim sırf ,bu filmi nasıl koymazsın demeyin diye eklediğim bir film.Evet belki sinema tarihinin en ünlü korku filmlerinden biri olabilir ancak Cem Yılmaz'ın espirileriyle yerden yere vurduğu ancak bu kadar olur dedirten korku filmlerinden. Tüm bunlara rağmen kültleşmiş bir korku filmi.
Yönetmen koltuğunda ünlü yönetmen Wes Craven var.


14-)The Descent (2005)

İngiliz Sinema yazarları Birliği tarafından 'Yılın En iyi Korku Filmi' olarak değerlendirilen filmde, mağara inişi için bir araya gelen altı kız arkadaşın başından geçen korku dolu bir tatili konu almaktadır. Kızların iniş yaptıkları mağaranın derinliklerinde kendilerini aç ve vahşi yaratıklar beklemektedir. Düşen kayalarda mağaranın çıkışını kapatmıştır. Labirentimsi bu mağaradan çıkış yolu aramaya başlayan kızlar, eski sırların ortaya çıkmasıyla birbirlerine sırtlarını döneceklerdir.


15-)Frontier(s) (2007)

2007. Fransız başkanlık seçimlerinde muhafazakar ve aşırı sağcı taraf karşı karşıya gelir. Yöre halkı iyice hareketlenir. Varoşlarda ayaklanma çıkmış, her köşede alevler yükselmektedir. Kent merkezindeki kargaşa ortamından yararlanmak isteyen küçük çaplı bir hırsız çetesi, büyük bir soygun hazırlığındadır. Başarılı oldukları takdirde ülke dışına kaçaçak ve çetenin kadın üyesinin çocuğunu aldırabilmesi için gereken parayı elde edeceklerdir.

Ancak soygun sırasında işler kötü gider ve grup bölünür. Polisten kaçmaya çalışan bazı çete üyeleri, Lüksembourg sınırı yakınında ıssız, köhne bir pansiyona saklanırlar. Soyguncular kaba saba görünümlü otel sahiplerinin, eski bir Nazi olduğundan habersizdirler. Pansiyon sahibi kendi ari ırklarından oluşan yeni dünya düzeni kurmak için, faşist fantezilerini bu kişiler üzerinde gerçeğe dönüştürmek için her şeyi yapmaya hazırdırlar. Ancak beyaz ırkçıların dışarıda bu hayallerini uygulama şansı olmadığı için sahibi oldukları otelde çeşit çeşit sapıklık ve yozlaşmayla dolu ürkütücü bir atmosfer yaratmalarına yol açmıştır.

Artık genç kahramanlarımızın azap ve çilelerle dolu günleri başlamıştır. Otelin karanlık ve ürkütücü odalarında her türlü aşağılama ve işkenceye tabi tutulurlar.



16-)Martyrs (2008)

1970’lerin başında, Fransa’dayız. Birkaç ay önce kaybolan 10 yaşındaki küçük kız Lucie yolda başıboş dolaşırken bulunuyor. Vücuduna şiddet uygulanmış fakat hiçbir cinsel taciz izi yok ve kaçırılma nedenleri bir türlü açıklanamıyor. Şokta, kelimelerini kaybetmiş Lucie, bir hastaneye kaldırılıyor ve orada kendi yaşında Anna adında bir kızla arkadaş oluyor. 15 sene sonra… Sıradan bir ailenin kapısı çalar. Evin babası kapıyı açar ve elinde av tüfeğiyle bekleyen Lucie’yi karşısında bulur. İşkencecisini bulduğuna ikna olan Lucie tetiği çeker.Hit Fransız korku filmi, sert sahneleri kadar, farklı bir kurguya sahip olan senaryosuyla da ilgi çekiyor.

Bunlar İle Paylaş :